KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2991 E., 2010/7265 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2010
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraflarca istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Yerel mahkemece oluşturulan karar tarihine göre Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 3156 sayılı kanunla değişik 432/I maddesi hükmünce temyiz yoluna başvurma süresi 15 gündür. Temyiz eden davacı hazineye hükmün tebliğ edildiği 2.3.2010 günü ile temyiz dilekçesinin mahkemeye verildiği 23.3.2010 günü arasında yasada öngörülen 15 günlük süre geçmiştir. Bu itibarla davacı hazinenin süre yönünden temyiz isteminin REDDİNE,
2-Davalı ...’in temyiz inceleme isteğine gelince; mahkemece dava ve temyize konu 975 ada 8 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen haritada (A) harfi ile gösterilen 7459,76 metrekare yüzölçümündeki bölümü üzerinde tespit gününde davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. ve 46/1. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının davalı ... lehine gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Davalı ... tespite dayanak yapılan tapu kaydına tapu dışı satın almaya ve zilyetliğe dayanmaktadır. Sözü edilen ve iskan yolu ile oluşan 31.8.1949 tarih ve 197 sayılı tapu kaydı değişebilir sınırlı, miktarı ile geçerli kayıtlardandır.
Kaydın oluştuğu tarihten itibaren davacı hazinenin tutunduğu 2.1.1964 tarih ve 167 sayılı tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresi dolmadığından davalı ...'in kaydın miktar fazlası olan taşınmaz bölümünü zilyetlik yolu ile kazanması mümkün değildir. Hal böyle olunca öncelikle davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamının belirlenmesi zorunludur.
Aynı tapu kaydının dava dışı 975 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile kadastro mahkemesinin 2008/34 Esas sayılı dava dosyasında davaya konu edilen 975 ada 7 parsel sayılı taşınmaza da uygulanmış olduğu dikkate alındığında kaydın kapsamının tam ve doğru olarak belirlenebilmesi için 975 ada 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin dava dosyası ile iş bu dava dosyasının birleştirilmesi, bundan sonra taşınmaz başında yeniden yöntemine uygun biçimde keşif yapılmak suretiyle 3402 Sayılı Yasanın 20.maddesi gözönüne alınarak kaydın kapsamının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi,
bir kaydın revizyon görmüş olmasının kayıt kapsamının mutlak suretle revizyon gördüğü parsel olarak kabulünü gerektirmeyeceğinin gözönünde bulundurulması, bundan sonra hükümde kesinleşen yönler de gözönüne alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2991, K. 2010/7265, 16 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama