KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3256 E., 2011/2842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2011
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 142 ada 6 parsel sayılı 673.62 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka dayanılarak eşit paylarla davacı ... ile davalılar ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ..., bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tamamının adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, taşınmaz üzerindeki 3 katlı kargir evin 1 ve 2. katlarının miras bırakan ... mirasçılarına, 3. katının ise davacı ...'a ait olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ...'ın dava ve temyize konu taşınmazın kırmızı renge boyalı alan dışındaki bölümünün ortak miras bırakan ... tarafından sağlığında kendisine bağışlandığını kanıtlayamadığı gibi, taşınmaz bölümü üzerindeki zilyetliğinin de tereke adına olduğu, taşınmaz üzerindeki üç katlı evin 1 ve 2. katlarının sağlığında ortak miras bırakan tarafından yapıldığı, 3. katının ise davacı tarafından yaptırıldığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 05.05.2008 tarihli rapor ve eki haritasında kırmızı renkle taralı 241,79 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün ise; tarafların ortak miras bırakanı ...'a ait olmadığı, davacının eşi ...'ın babası ... 'e ait iken kızı ...'a bağışlandığı, ... tarafından da tespit gününden önce davacıya bağışlanıp zilyetliğinin devir ve teslim edildiği belirlendiğine göre;
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3256, K. 2011/2842, 27 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama