KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3659 E., 2011/1784 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2011
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 133 ada 425 parsel sayılı 2051.46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Tespitten önce davacı ...'nın davalı Hazine'yi hasım göstererek dava konusu taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı tescil davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 133 ada 425 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 133 ada 425 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; verilen karar yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Davacı ... tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil istemiyle dava açıldığına göre davada davalı Hazine'nin yanında taşınmazın bulunduğu Köy Tüzel Kişiliğinin taraf olarak yer alması zorunludur. Taraf koşulu gerçekleştirilmeden hüküm verilemez.
O halde mahkemece öncelikle taşınmazın bulunduğu Dudaş Köyü Tüzel Kişiliği'ne duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeli, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 11. maddesi hükmüne uygun şekilde askı ilanları yaptırıldıktan sonra davanın esasına girilmeli, taraflardan varsa delilleri de sorulup saptanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3659, K. 2011/1784, 23 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama