KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3673 E., 2011/2076 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2011
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 177 ada 10 parsel sayılı 3306.39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına, 148 ada 2 parsel sayılı 2387.36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... mirasçıları olan ölü ..., ... , ... ve ... adlarına, 170 ada 25 parsel sayılı 3123.24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz aynı nedene dayanılarak ölü ... adına tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 170 ada 25 ve 148 ada 2 parsel sayılı taşınmazların ... oğlu ölü ... adına, 177 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve arkadaşları ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı ...'ın 177 ada 10 ve 170 ada 25 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları değerlendirildiğinde, bir dava sonucunda verilen hükmün ancak davanın tarafları ve asli müdahil yanında davaya katılan kişi ile birlikte fer’i müdahil veya davanın tarafı olmamasına rağmen kararda aleyhine hüküm oluşturulan üçüncü kişiler temyiz edebilir. Temyize konu parsellerde ... davanın tarafı olmadığı gibi aleyhine oluşturulmuş bir hüküm de bulunmamaktadır. Hal böyle ...'ın temyiz inceleme istemi yerinde değildir,
2-Davalı ...'ın 148 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava konusu taşınmazın tespit tutanağı içeriği incelendiğinde hükme dayanak yapılan, keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ile tutanak bilirkişilerinin beyanlarının çeliştiği tartışmasızdır. Bir başka deyişle kadastro tespitinde saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düşmüştür.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmesi, hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen bilirkişi sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılığın giderilmesi, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
3-Davacılar ... ve arkadaşlarının dava konusu 177 ada 10 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının inclenmesinde, dava konusu taşınmaz üzerinde tespit tarihinde davalı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Ne var ki, 4.7.2008 tarihinde yapılan duruşma oturumanda davalı ... davacıların 1/4 payı yönünden kabul beyanında bulunmuş, kabul beyanını usulün 151. maddesi hükmü uyarınca belgelendirmiş, kabulden dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir neden de ileri sürmemiştir.
Hal böyle olunca mahkemece 177 ada 10 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının ... oğlu ölü 1907 D.lu ... adına, kalan payın ise tespit gibi davalı adına tesciline karar verilmesi gerekirken bu olgular gözardı edelerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3673, K. 2011/2076, 1 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama