KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3790 E., 2011/960 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2011
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, yasal düzenlemelere ve dosya içerisinde toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Haksız fiillerden kaynaklanan davalarda uygulanması gereken Borçlar Kanununun 60. maddesi hükmüne göre 1 yıllık zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve zarar sorumlusunu öğrendiği günden itibaren başlar. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre tüzel kişiler, özellikle kamu kurumları yönünden zamanaşımı süresinin işlemeye başlayabilmesi için, o tüzel kişi veya kurumun dava açma konusunda emir vermeye yetkili organları tarafından zararın ve zarar sorumlusunun öğrenilmesi zorunludur. Dava açma konusunda emir verme yetkisi bulunmayan daha alt birimlerin zararı ve zarar sorumlusunu öğrenmesi zamanaşımı süresinin başlayabilmesi için yeterli değildir.
Somut olaya gelince; davacı, davalı tarafından kepçe ile yapılan kazı çalışmaları sırasında yer altı kablolarına hasar verildiğini öne sürmüş, davalı ise zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Mahkemece zamanaşımı def’inin reddine karar verildikten sonra, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Dosyadaki belgelerden, davacı şirket adına dava açma konusunda emir vermeye yetkili organın kim olduğu, zararı ve zarar sorumlularını ne zaman öğrendiği tespit edilemediğinden, icra takibine zamanaşımı süresi içinde başlanıp başlanmadığı belirlenememektedir.
Hal böyle olunca, mahkeme davacı adına icra takibi yapma konusunda emir ve talimat vermeye yetkili temsilci veya temsilcilerinin tespiti, bunların zararı veya zarar sorumlularını ne zaman öğrendikleri, icra takibine zamanaşımı süresi içerisinde başlanıp başlanmadığı, duraksamasız belirlenmeli, icra takibine zamanaşımı süresi içerisinde başlandığının belirlenmesi halinde davalı tarafın zamanaşımı def’inin reddine karar verilmeli, taraflarca gösterilen deliller toplanmalı, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek davanın esası yönünden bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Borçlar Kanunu’nun 41.maddesinin birinci fıkrası hükmünde, zarar görenin haksız fiil nedeniyle uğradığı zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceği açıklanmıştır.
Dava konusu hasara neden olan kazı çalışmasının yapılabilmesi için, dava dışı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.tarafından yine dava dışı İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne hitaben yazılan “kazı ruhsatı talep dilekçesinde” işin davalı yüklenici şirket tarafından yapılacağı belirtilerek talepte bulunulmuş olması ve hasar tespit tutanağına göre de davalı şirketin kazı çalışmaları sırasında hasarın meydana gelmesi dikkate alındığında, davalı şirketin haksız fiil faili sıfatıyla sorumlu olduğu kuşkusuz olmasına rağmen, kazı çalışmasının dava dışı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından yapıldığı, davalının hasarla ilgisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi dahi doğru olmamıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3790, K. 2011/960, 22 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama