KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3821 E., 2011/1749 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2011
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dava, haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Borçlar Kanunu’nun 42.maddesinde, zararı ispat etmenin müddeiye düşeceği, zararın hakiki miktarını ispat etmenin mümkün olmaması halinde hâkimin, halin mutad cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tayin edeceği açıklanmıştır.
Somut olaya gelince, davacı dava dilekçesinde, yoksun kalınan kazanç kaybı, yediemin ücreti ile iki adet akü bedelinin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece kesin mehil verilmesine rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmaması nedeniyle davacı tarafından kanıtlanamayan yoksun kalınan kazanç kaybı isteminin reddine karar verilmiş ise de, oluşturulan hüküm BK 42.maddesi hükmüne uygun düşmemiştir.
Davalının eylemi nedeniyle davacının zarara uğradığı hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, zararının miktarının tespiti için delil göstermemiştir. Bu durum zararın varlığının kanıtlamadığına delalet teşkil etmeyip, miktarının belirlenmesine ilişkin bir sonuç doğurur. BK 42. maddesi hükmüne göre, zararın gerçek miktarını ispat etmenin mümkün olmadığı takdirde, hâkimin somut olayın özelliğini dikkate alarak hakkaniyete uygun bir tazminata hükmetmesi gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece kazanç kaybı istemi yönünden BK 42.maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu istemin tümüyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Öte yandan, davacının yediemin ücreti ile iki adet akü bedeline ilişkin istemleri ise, fatura ve ödeme yazısıyla kanıtlanmıştır. Mahkemece kanıtlanan bu hususlar da gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması dâhi doğru olmamış, davacının temyiz itirazının bu yönden de kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3821, K. 2011/1749, 22 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama