KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3900 E., 2011/957 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2011
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece alacağın zamanaşımına uğradığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, tarafların sıfatına, yasal düzenlemeye uygun düşmemiştir.
Haksız fiillerden kaynaklanan davalarda uygulanması gereken Borçlar Kanununun 60. maddesi hükmünde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve zarar sorumlusunu öğrendiği günden itibaren başlar. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre tüzel kişiler, özellikle kamu kurumları yönünden zamanaşımı süresinin işlemeye başlayabilmesi için, o tüzel kişi veya kurumun dava açma konusunda emir vermeye yetkili organları tarafından zararın ve zarar sorumlusunun öğrenilmesi zorunludur. Dava açma konusunda emir verme yetkisi bulunmayan daha alt birimlerin zararı ve zarar sorumlusunu öğrenmesi zamanaşımı süresinin başlayabilmesi için yeterli değildir.
Somut olaya gelince, davacı vekilince dosyaya ibraz edilen yazışma örneklerinden davacı İSKİ Genel Müdürlüğü adına dava açma konusunda emir vermeye yetkili organın kim olduğu, zararı ve zarar sorumlularını ne zaman öğrendiği tespit edilemediğinden, davanın zamanaşımı süresi içinde açılıp açılmadığı belirlenememektedir.
Hal böyle olunca, mahkeme davacı İSKİ Genel Müdürlüğü adına dava açma konusunda emir ve talimat vermeye yetkili temsilci veya temsilcilerinin tespiti, bunların zararı veya zarar sorumlularını ne zaman öğrendikleri,
davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığı duraksamasız belirlenmeli, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığının belirlenmesi halinde davalı tarafın zamanaşımı def’inin reddine karar verilmeli, taraflarca gösterilen deliller toplanmalı, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek davanın esası yönünden bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3900, K. 2011/957, 22 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama