KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3922 E., 2011/1997 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2011
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 266 ada 7 parsel sayılı 8219,01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, miras yoluyla gelen hakka, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava konusu taşınmazın kamulaştırma planı içerisinde kaldığını öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece davacı ... tarafından açılan davanın kısmen kabul, kısmen reddine, dava konusu taşınmazın tespitinin iptaliyle taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 21.04.2008 tarihli ek raporda (B), (C), (D) harfleriyle gösterilen sırasıyla 2095,84 m2, 682,38 m2, 3688,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümlerinin davacı ... lehine yola bırakılmasına, (A) harfiyle gösterilen 1752,28 m2 yüzölçümündeki bölümünün 266 ada 7 parsel sayılı taşınmaz olarak davalılar Fatih ve ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 266 ada 7 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 21.04.2008 havale tarihli ek raporunda “A” harfi ile işaretli 1752,28 m² yüzölçümündeki bölümünün davacı ... Müdürlüğünün tutunduğu kamulaştırma kararı ve haritasının kapsamı dışında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kamulaştırma haritası kapsamı dışında kalan bölümün 266 ada 7 parsel sayılı taşınmaz olarak davalılar adına tescil edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı ... Müdürlüğünün sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki.
21.04.2008 tarihli ek raporda (B), (C), (D) harfleriyle gösterilen sırasıyla 2095,84 m2, 682,38 m2, 3688,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümleri kamulaştırma haritası kapsamında kaldığından, kamulaştırılan bölümün yol olarak haritasında gösterilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi mahkeme hükmünden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile
genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması dahi sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemelere aykırı ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 1. bendinin 5. satırında yazılı bulunan “…kamulaştırılan alan olması nedeni ile" sözlerinden sonra gelen “davacı ... lehine yola bırakılmasına" sözlerinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine “kamulaştırılan bölümlerin yol olarak haritasında gösterilmesine" sözlerinin eklenmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3922, K. 2011/1997, 29 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama