KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3950 E., 2011/1986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2011
Karar Metni
469 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalı ... Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.'nin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı ... Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.'nin kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
HUMK 275. maddesi hükmüne göre, genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Kural olarak bilirkişi raporu hakimi bağlamaz. Hakim raporu serbestçe taktir eder. HUMK 284. maddesi hükmüne göre de hakim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir.
Somut olaya gelince; davacı vekili, davalı ... Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.'nin tarafından imal edilen aracın müvekkili tarafından diğer
tarihinde satın alındığını, ancak aracın sürekli arızalandığını, arızasının da yetkili servis tarafından tespit edilemediğini, tamir edilme imkânı da olmadığını, araçta üretimden kaynaklanan ayıp söz konusu olduğunu öne sürerek, aracın yenisi ile değiştirilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece makine mühendisinden alınan bilirkişi raporunda, aracın üretiminden kaynaklanan ayıplı mal niteliğinde olduğu belirtilmiş, mahkemece ilk rapora itibar edilmemiş, ikinci rapor alınması için ara karar verilmiş, ancak bu ara karardan vazgeçilerek daha önce itibar edilmeyen ilk bilirkişi raporu esas alınıp hüküm oluşturulmuştur.
Davaya konu olayda aracın ayıplı olup olmadığının tespitin özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir konu olduğu kuşkusuzdur. Bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olması bu hususun mahkemenin de kabulünde olduğunu göstermektedir. Bilirkişi raporunu yetersiz bulan mahkeme hakiminin yeni bir bilirkişi kurulundan rapor almaksızın, daha önce itibar edilmeyen bilirkişi raporunu esas alarak karar vermesi yasal olarak mümkün değildir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular dikkate alınarak, mahkemece aracın ayıplı olup olmadığının tespiti için aralarında otomotiv imali konusunda uzman bilirkişilerin de bulunduğu üç kişilik bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı ... Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.'nin temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3950, K. 2011/1986, 29 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama