KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/3959 E., 2010/5717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2010
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın bağımsız bölümlerinin aidiyetinin tepitine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde bulunan binanın bağımsız bölümlerinin mülkiyetinin arzla ilişkileri olmaksızın davacı tarafa ait olduğunun tespitine karar verilmiş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden davalı ...’nun taşınmazdaki payına diğer davalı ... Dairesince haciz konulduğu, davacıların davalı ...’tan haricen satın aldıkları taşınmaz üzerindeki muhdesatın bağımsız bölümlerinin mülkiyetinin kendilerine ait olduğunun tespiti istemiyle görülen davayı açtıkları, davacılardan ... haricindeki diğer davacıların taşınmazda paydaş olmadıkları anlaşılmaktadır.
Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi veya açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HUMK 567 ve Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi hükmünün somut olayda uygulanmasına imkan olmadığı gözetildiğinde, davacı tarafın tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı kuşkusuzdur. Yargılama sırasında davalılardan her hangi birinin davayı kabulü de hukuki yararın bulunmadığı gerçeğini ortadan kaldırmaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/3959, K. 2010/5717, 12 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama