KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4192 E., 2010/5794 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2010
Karar Metni
488 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 226 ada 12, 13, 14, 15 ve 16 parsel sayılı yüzölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak sırasıyla davalı ..., ..., ..., ... ve ... adına, 226 ada 17 parsel sayılı 302,19 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise ham toprak niteliğiyle davalı hazine adına tespit edilmiş, 17 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde 1997 tarihinden beri ...’ın kullanımında olduğu gösterilmiştir. Davacı ..., bağışlama ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 226 ada 12, 13, 14, 15, 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre, davacı, dava ve temyize konu 226 ada 12, 13, 14, 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazların miras bırakanı ... tarafından kendisine bağışlandığını ispatlayamadığı gibi, davacının taşınmazlar üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı, tespit gününde davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği,
mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 226 ada 12, 13, 14, 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün ONANMASINA,
Davacı ...’ın 226 ada 17 parsel sayılı taşınmaza ilişkin temyiz inceleme isteğine gelince; davacının dava ve temyize konu 226 ada 17 parsel sayılı taşınmaz üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı, tespit gününde davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...’ın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır.
226 ada 17 parsel sayılı taşınmaz hakkında davacı ... tarafından açılan dava sonucunda Kadastro Mahkemesinin 2007/628-2008/370 E.K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, 226 ada 17 parsel sayılı taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verildiği, verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda aynı taşınmaz hakkında iki farklı karar mevcut olduğundan infazda sorun çıkacağı kuşkusuzdur.
Bu husus gözönüne alınarak mahkemece davanın reddine, 226 ada 17 parsel sayılı taşınmaz hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması gerekirken, tespit gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hükmün üçüncü satırında yazılı bulunan “17“ rakamının hüküm yerinden çıkarılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4192, K. 2010/5794, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama