KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/426 E., 2010/6438 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2010
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 105 ada 29 parsel sayılı 75526,32 m² yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ile davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın Kadastro Kanununun 28/2. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf dava ve temyize konu 105 ada 29 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine karşı yasal süresinde dava açmıştır. Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesi hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Hükmün dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28. maddesinin özü ve sözüne açık bir anlatımla öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşler ile davacının dava dilekçesi içeriği ve davacının istemi dikkate alındığında davacının dava sebep ve delillerini bildirdiğinin kabulü gerekir.
Gerçekten davacı taraf dava dilekçesinde vergi kayıtları, keşif ve tanık beyanları ile her türlü yasal delile ve ilgili yasa maddelerine vs. mevzuata tutunduğunu duraksamasız açıklamıştır.
Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş, davacıdan dava dilekçesinde öne sürdüğü dava sebep ve delillerine esas olmak üzere tanıklarının listesini, tapu yada vergi kaydı gibi bir belgeye dayanıyorsa, tutunduğu tapu kaydının tarih ve sayısını yada vergi kaydının oluştuğu yıl ve tahrir sayısı sorulup saptanmalı, göstereceği bu doğrultudaki deliller toplanmalı, ayrıca davalı taraftan da göstereceği deliller sorulup saptanmalı, bu yolla dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeli,
bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü gözetilerek toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/426, K. 2010/6438, 5 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama