KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4273 E., 2010/5983 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2010
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Samsun Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, T.M.K.'nın 87/2.maddesi gereğince kendiliğinden sona eren derneğin 5253 sayılı Dernekler Kanununun 15.maddesi gereğince mal varlığının tasfiyesi istemine ilişkindir. Mahkemece dava hasımsız olarak görülüp, tasfiyesi istenen derneğin mal varlığı bulunmadığı gerekçesi ile karar ittihazına yer olmadığına karar verilmiştir.
T.M.K.'nın 59.maddesi gereğince kuruluş bildirimi, dernek tüzüğü ve gerekli belgelerin mülki amirliğe verildiği anda dernek tüzel kişilik kazanmış olur. Tüzel kişilik kazanan derneğin tüzel kişiliğinin ne zaman son bulduğu konusunda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, 3. kişiler açısından tüzel kişiliğin sona erdiği tarih derneğin tasfiyesinin tamamlanıp, dernekler sicilinden terkin edildiği tarih olduğu genel kabul ve uygulamanın sonucudur.
Nitekim, eldeki davada, daha önce kesinleşen mahkeme kararı ile kendiliğinden sona erdiği tespit edilen derneğin, T.M.K.'nın 59.maddesi ile oluşan tüzel kişiliğinin dernekler sicilinden terkinini sağlamak amacıyla mallarının tasfiyesi istenmiştir. Böyle bir davanın dinlenebilmesi için öncelikle halen tüzel kişiliği devam eden derneğe husumet yöneltilmiş olması gerekmektedir. Zira HUMK'un 73.maddesi amir hükmü gereğince derneğin de davada yer alması, savunma ve delillerini sunma olanağı tanınması zorunludur.
Somut olayda her ne kadar İl Dernekler Müdürlüğünün müzekkeresi esas defterine kaydedilip talep, dava şeklinde değerlendirilerek HUMK'un 179.maddesine aykırı davranılmak suretiyle esasa ilişkin araştırma yapılmış ise de; İl Dernekler Müdürlüğü'nü temsilen Hazine vekilince 15.02.2010 tarihli dilekçe ile bu aykırılık giderilmiştir. Ancak, 17.02.2010 tarihinde düzeltilen dilekçede davalı olarak dernek tüzel kişiliği gösterildiği halde derneğe dava dilekçesi tebliğ edilmemiş ve dava yokluğunda yürütülmüştür.
O halde mahkemece; henüz dernekler sicilinden terkin edilmemiş davalı derneğe dilekçenin usulüne uygun olarak tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmesi gerekirken; yazılı şekilde HUMK'un 73.maddesine aykırı olarak hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Kabul biçimine göre de; dava dosyasında davalı derneğin tasfiye edildiğine dair 30.02.2009 tarihli yönetim kurulu kararının bulunduğu, bu tasfiyenin dernekler yönetmeliğinde ön görülen esaslara uygun olup olamadığının tartışılmaması da doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4273, K. 2010/5983, 21 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama