KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4349 E., 2010/5368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2010
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 362 ada 23 parsel sayılı 844,86 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... İşler adına tespit edilmiştir. Davacı hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın davalı ... İşler adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 362 ada 23 parsel sayılı taşınmaz üzerinde adına tescile karar verilen zilyet davalı ... İşler yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek karar verilmiş ise de; mahkemece yapılan araştırma karar vermeye yeterli değildir. Uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapora ekli haritada taşınmazın (A) ile işaretli bölümünün 1. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı belirtildiğine göre Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'ndan sit alanını gösteren harita getirtilip yöntemine uygun olarak mahalline uygulanmamış, dava konusu taşınmazın sit alanı içerisinde kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmemiştir.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulundan taşınmazın bulunduğu bölgeyi içerir, sit alanını gösteren harita getirtilerek yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, fen memuru ve arkeolog bilirkişi hazır olduğu halde taşınmazlar başında keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi, fen memuru ve arkeolog bilirkişi eliyle kadastro
paftasının ölçeği ile Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulundan getirtilen haritanın ölçekleri eşitlenerek her iki harita çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazların sözü edilen sit alanını gösteren haritanın kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, harita kapsamında kaldığı takdirde haritada taşınmazların konumu uzman bilirkişiye açıkça işaret ettirilmeli, davanın görülmekte olan kadastro tespitine itiraz davası olduğu dikkate alınarak,
2863 sayılı Yasanın, 5663 sayılı Yasanın 2. maddesi ile değişik 11. maddesi hükümleri eşliğinde sözü edilen bu hükmün, kamu düzenine ilişkin olduğu göz önüne alınmalı, uzman bilirkişilerden ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4349, K. 2010/5368, 29 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama