KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4406 E., 2010/5374 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2010
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece dava ve temyize konu 585, 943, 584, 580, 940 parsellere yönelik davaların reddi ile tespit gibi tapuya tesciline, 939 ve 941 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davaların kısmen kabulüne, 939 ve 941 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki tapulama harici bırakılan yere ilişkin davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Dava konusu 585 parsel sayılı taşınmazın tespit maliklerinin tamamı davaya dahil edilmemiş, 10.06.2005 tarihli keşifte ziraat bilirkişisi ... Çeltik tarafından düzenlenen bilirkişi raporu dosya içerisine alınmadan hüküm verilmiştir.
Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davada taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Davacı ... kadastro tespitinden sonra askı ilan süresi içerisinde tespit maliklerinden ...'yı hasım göstererek tespite itiraz etmiş, ancak diğer tespit malikleri olan ... mirasçıları, ... , ..., ..., ... , ... , ... ve ...'a husumet yöneltilmemiş, taraf koşulu gerçekleştirilmeden hüküm verilmiştir. Taraf koşulu gerçekleştirilmeden hüküm verilemez.
O halde davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle 585 parsel sayılı taşınmazın davalı ... dışındaki tespit maliklerine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilmeli, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilmeli, taraflardan varsa delilleri de sorulup saptanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4406, K. 2010/5374, 29 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama