KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4422 E., 2011/169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2011
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesinin iptali ile yenisinin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiş, iptali istenilen mirasçılık belgesinde davalı müdahil Hazine'nin paylarında yanlışlık olduğu gerekçesiyle önceki günlü mirasçılık belgesinin iptaliyle yeni mirasçılık belgesine karar verilmiş ise de; varılan sonuç doğru olmadığı gibi, hükmün gerekçesi de yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30.maddesinde doğum ve ölümün, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanmasının mümkün olduğu açıklanmıştır.
Somut olayda; miras bırakan ... 'nın kocası ....hanesinde kayıtlı iken 21.11.1952 tarihinde evli ve çocuksuz olarak öldüğü ve davalılar tarafından Ankara 6.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1992/1317 E-1993/129 K sayılı mirasçılık belgesinin alındığı anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğindeki delillerin incelenmesinde, miras bırakan ... ....'nın ... ve ...’den olma 1308 Tirebolu doğumlu olarak kocasının hanesine Trabzon İli ... ilçesi ... mahallesi 129 haneden geldiği, ... ilçesinde 1959 yılında Nüfus Müdürlüğü'nün yandığı ve kayıtların yok olduğu, yapılan yersel yazım sırasında ise sadece yaşayanların yazıldığı anlaşılmaktadır. Miras bırakanın kardeşi olduğu ileri sürülen davacıların babası ...
Tanrıöven’in de ... ve ...’den doğduğu 1313 Tirebolu .... Mahallesi 66 cilt no 2'de nüfusa kayıt edildiği, dosya içerisinde bulunan Ankara 3.Sulh
Hukuk Mahkemesinin 1953/61-1955/1165 E.K. sayılı ortaklığın giderilmesi davasında kullanılan Ankara 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/7/1954 tarihli mirasçılık belgesinde miras bırakan ....’nın mirasçılarının gösterildiği ve burada davacıların babası miras bırakanın kardeşi kabul edilerek çocuklarına mirastan pay verildiği, ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmazın satılarak intikallerin yapıldığı anlaşılmaktadır. Duruşmada dinlenen 1926 doğumlu tanık ....ı da davacının babasının, miras bırakanın kardeşi olduğunu ifade etmiştir. Bütün bu deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının babasının miras bırakanın kardeşi olduğu, dolayısıyla davacıların da mirasçı olduklarını kabul etmek gerektiğinden önceki günlü mirasçılık belgesinin iptali gerektiği kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4422, K. 2011/169, 20 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama