KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4446 E., 2011/2990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2011
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 118 ada 4 parsel sayılı 14974,77 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına dayanarak, kesinleşen kadastroya karşı taşınmazın bir bölümüne yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 3.11.2009 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 2496 m2 yüzölçümündeki bölümün ayrı parsel numarası ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi rapor ve haritasında (A) harfi ile gösterilen bölümün davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı tarafın tutunduğu 14.12.1995 tarih 9 sayılı tapu kaydı getirtilmeden davacı tarafından ibraz edilen tapu senedi ile yetinildiği gibi tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen komşu köyler halkı arasından seçilecek yerel bilirkişi ve tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ve uzman bilirkişi ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı,
dayanılan tapu kaydının haritası varsa yöntemine uygun şekilde 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmüne göre yerine uygulanmalı, haritası yoksa yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı,
tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4446, K. 2011/2990, 2 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama