KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/4533 E., 2011/2605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2011
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... İşletme Ltd. Şti. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden bir başka deyişle kaçak su kullanımından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
İSKİ Tarifeler Yönetmeliği'nin 36. maddesinin hükmünde, abone olmaksızın İSKİ‘ye ait su taşıyan borulardan veya yer altı suyu kaynaklarından herhangi bir teknik düzenle su almak kaçak su kullanma fiili olarak tanımlanmış; kullanma, süresi, ölçü sisteminin mühür altına alındığı tarih, son endeks tespit tarihi suyun kesildiği tarih, abonman sözleşmesi imza tarihi, varsa daha önce kaçak su kullandığına ait tutanağın tarihi, binaya yeni taşınılmış ise yerleşme tarihi, ana hattan bağlantı yapıldığı tarih ve bilenlerin yazılı ve imzalı beyanları ile İSKİ tarafından belirlenecek diğer tespit şekillerinde dikkate alınarak tespit edileceği,
hesaplanan sürenin 90 günden fazla olması durumunda inandırıcı delil ve belgelerle ispatı ve ibrazı gerekli olduğu, bunun mümkün olmaması durumunda kaçak su kullanım süresi abone olmayanlar için, 90 gün kabul edileceği ve hesaplamaların bu süre üzerinden yapılacağı, süre tespitinde kullanım yerinin çalışma özelliği de göz önüne alınacağı ve kaçak su kullanım süresinin 1 yılı geçemeyeceği;
sözleşmesiz sayaçsız kaçak su kullananlara kaçak su tutanağı düzenleneceği, kaçak su kullanan birimin türüne, niteliklerine ve çalışan kişi sayısına göre yönergede belirlenecek yeterli izleme dönemi sonucunda tespit edilecek averaj baz alınarak kaçak su cezası tahakkuk ettirileceği açıklanmıştır.
Somut olaya gelince; davalı şirketin faaliyette bulunduğu işyeri adresinde abonesiz olarak su kullandığı gerekçesiyle tutanak düzenlendiği, davacı kurum tarafından tahakkuk ettirilen bedelin ödenmesi istemiyle davanın açıldığı, yargılama sırasında mahkemece mahallinde keşif yapılmadığı, bilgisine başvurulan bilirkişi raporunda da, her bir tutanak için ayrı ayrı kaçak su bedeli hesabı yapılmadan davacı kurumun kaçak su bedellerine ilişkin tahakkukları esas alınarak, sadece gecikme zammı hesabı yapıldığı, mahkemece de bu raporun benimsenerek karar verildiği anlaşılmaktadır.
Kaçak su miktarı ve bedelinin yukarıda açıklanan yönetmeliğin 36. maddesi hükmünde açıklanan yönteme göre, mahallinde keşif yapılarak, gerekirse davalı şirketin ticari defterleri de incelenerek her bir tutanak için ayrı ayrı hesaplanması gerektiği kuşkusuzdur. Eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan hukuki ve maddi olgular dikkate alınarak, mahkemece taraflarca sunulan tüm deliller toplandıktan sonra kaçak su kullanımı konusunda uzman olan mühendis bir bilirkişi eşliğinde davalıya ait işyerinde keşif yapılması, işyerinin tutanak tarihlerindeki büyüklüğü, kaçak su kullanan birimin türü, nitelikleri ve çalışan kişi sayısına göre gerekirse davalının defter ve belgelerinin de incelenmesi suretiyle kaçak su miktarı ve bedelinin duraksamasız saptanması, daha sonra sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davalı şirketin temyiz itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/4533, K. 2011/2605, 19 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama