KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5022 E., 2011/3414 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2011
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 138 ada 1 ve 137 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 3191,59 m2, 6276 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 138 ada 1 parsel sayılı taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ... ve dava dışı ... ..., 137 ada 2 parsel sayılı taşınmaz mirasçıları belirlenemediğinden bahisle ölü olduğu belirtilerek ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., davalı ... aleyhine, tapu kaydına dayanarak, 138 ada 1 ve 137 ada 2 parsel sayılı taşınmazların evveliyatta bir bütün olup arasında yol olarak bırakılan bölümün kendisi ve kardeşi ... ... adına tescil edilmesi gerektiğini öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, ... ve efradının 138 ada 1 ve 137 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara müdahalesinin önlenmesine, 138 ada 1 ve 137 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine, 19.10.2009 havale tarihli uzman bilirkişinin rapor ve eki krokisinde (A) harfi ile gösterdiği kısmın paftasında yol olarak gösterilmesine ilişkin tespitin iptaliyle davacı ... ve ... ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunma, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler, özellikle dava dilekçesinin içeriği dikkate alındığında davacıların davasının 19.10.2009 havale tarihli uzman bilirkişi rapor ve eki krokisinde (A) harfi ile gösterilen tutanağı düzenlenmeyen ve kadastro paftasında yol olarak bırakılan taşınmaza yönelik olduğu, davacılar adına tespit edilen 137 ada 2 ve 138 ada 1 parsel sayılı taşınmazların dava konusu olarak kabulünün mümkün bulunmadığı
kuşkusuzdur. Kural olarak tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar hakkında açılan davaların kadastro mahkemesinde görülmesi olanaksız, genel mahkemede çözümlenmesi zorunludur. Görev kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Öte yandan dava konusu olmayan taşınmazlar hakkında taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde hüküm oluşturulması usul ve yasaya uygun düşmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5022, K. 2011/3414, 24 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama