KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5253 E., 2011/3070 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2011
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 103 ada 150 parsel sayılı 2840.53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve ... adına, 103 ada 156 parsel sayılı 4157,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı nedenlerle davalılar ... ve .... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların hali arazi niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 103 ada 150 ve 156 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit tarihinde davalıların zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı, davalıların tespit tarihinden önce 10 yıl süre ile taşınmazları kullanmadıkları, iradi olarak terk ettikleri, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalıların sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, mahkeme hükmünden sonra 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır” hükmü öngörülmüştür.
Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm oluşturulması, sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemeye aykırı ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 4. ve 5. bendinin hüküm yerinden çıkartılmasına, yerine 4. bent olarak “davacı Hazine tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,” sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5253, K. 2011/3070, 4 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama