KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5454 E., 2011/3725 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2011
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar İbrahim, ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 195 ada 1, 2 ve 197 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 1342.16 m2, 3854.84 m2 ve 11357.11 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 195 ada 2 parsel sayılı taşınmaz bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davalılar ... ve ..., 195 ada 1 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ..., 197 ada 1 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak ... ... terekesi adına dava açmıştır. Mahkemece dava ve temyiz konusu taşınmazlar yönünden davanın kabulü ile taşınmazların ... ... mirasçıları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar İbrahim, ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece, toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava ve temyiz konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı, ... ...'ten kaldığı yönünde, yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın, ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde, bir paylaşmanın yapılıp, yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek, terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapılmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Öte yandan davalılar dava ve temyiz konusu taşınmazları 3.kişiden satın aldıklarını da ispatlayamamışlardır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5454, K. 2011/3725, 2 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama