KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5507 E., 2011/3904 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2011
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 108 ada 7 parsel sayılı 5.448,09 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına dayanarak adına tespit gören dava dışı 108 ada 8 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün dava konusu taşınmazın içerisinde bırakıldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne; dava konusu 108 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece uzman bilirkişiler ... ... ve ... ... tarafından düzenlenen 26.01.2010 tarihli ek rapor ve haritaya değer verilerek dava konusu 108 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafın tutunduğu 18.08.1997 tarih 159 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
Davacı tarafın tutunduğu 18.08.1997 tarih 159 sayılı tapu kaydı ile dava konusu 108 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas alınan 14.02.1997 tarih 146 sayılı tapu kayıtları ile komşu 108 ada 2, 3, 4, 5, 6 ve 10 parsel sayılı taşınmazların tespitine esas alınan tapu kayıtları tescil ilamı ile oluştuğu belirlendiği halde mahkemece haritaları getirtilmemiş ve taşınmaz başında yapılan keşifte uygulanmadığı gibi komşu 108 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ait tutanak örneği de getirtilmemiştir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle tarafların tutunduğu tapu kaydıtları ve haritalarının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafların kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu 108 ada 2, 3, 4, 5, 6 ve 10 parsel sayılı taşınmazların dayanak tapu kayıtlarının, haritaları ile komşu 108 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tutanak örneği ile varsa dayanak kayıtları Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı,
dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın hangi tapu kaydının kapsamında kaldığı belirlenmeli, tapu kayıtları ve haritaları kapsamında kalmadığı belirlendiği takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı,
tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5507, K. 2011/3904, 8 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama