KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5674 E., 2010/7605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2010
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün BOZULMASINA ilişkin olarak daireden verilen 15.04.2010 gün ve 2009/3406-2010/2224 E.K. sayılı ilamın tashihi karar yoluyla incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Mahkemece dava konusu 174 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 25.11.2008 tarihli haritalı ek raporda (A) harfi ile gösterilen 4119,068 m2 bölümün kum ocağı vasfı ile davacı ..., (B) harfi ile gösterilen 2705,214 m2 bölümün ise ham toprak niteliği ile davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş,
hükmün (A) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik davalı hazinenin temyizi üzerine, dava konusu taşınmazın temyize konu kesimi üzerinde davacı tarafın zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşulu ile zilyetliğinin bulunmadığı, sözü edilen kesimin kültür arazisi niteliğinde olmadığı, taşınmazın halen kum ocağı olarak çalıştırıldığı, bu nitelikteki taşınmazların devletin hüküm ve tararufu altındaki yerlerden olduğu,
sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı, 3402 sayılı Kadastro Kanunun 18. maddesi hükmü dikkate alınarak taşınmazın tümünün davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine değinilirek yapılan bozma kararına karşı davacı ... karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Davacının karar düzeltme talebi taşınmazın haritasında (A) harfi ile gösterilen bölümü hakkındaki dairemizin bozma kararına yöneliktir.
Bu bölümün tarım arazisi olarak 1500 m2 sinin 1937 tarih 22 tahrir nolu vergi kaydı kapsamında, geriye kalan kesiminin de belgesizden 1937 tarihinden beri davacının zilyetliğinde iken 1997 yılında kum tesisi ve stok alanı olarak kullanmak üzere davalılardan ... Beton A.Ş.'ye kiraya verdiği dosya içeriği ile belirlenmiştir.
Kiracının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle genel mahkemeden aktarılan bu davanın 25.05.2004 tarihinde açıldığı böylece davacının taşınmazı terk iradesinin de bulunmadığı, dava tarihi itibariyle taşınmaz bölümü üzerinde davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5674, K. 2010/7605, 28 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama