KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5696 E., 2011/4236 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2011
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 125 ada 3 ve aynı ada 20 parsel sayılı sırasıyla 21893,69 m2 ve 25148,41 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, aynı ada 5 parsel sayılı 17812,46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise davalı ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir. Davacı ..., tapu ve vergi kayıtlarına dayanarak ayrı ayrı dava açmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı ...'ün tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazlara ait olmadığı, taşınmazlar üzerinde davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı ...'ün tutunduğu tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, tapu kayıtlarında belirtilen isimli yollar ile diğer mevkii adları askeri haritalardan yararlanılarak zeminde belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5696, K. 2011/4236, 22 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama