KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/5704 E., 2011/4454 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2011
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 140 ada 33 parsel sayılı 1716329,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kadim kullanıma dayanılarak mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... ..., tapu kaydına, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tespit edilen dava dışı 140 ada 39 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini öne sürerek taşınmazın belirli bölümüne yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafın dayandığı tapu kaydının oluşma nedeni dikkate alındığında dayanağı haritasının bulunabileceği dosya içeriği ile belirlenmiştir. Ne var ki, mahkemece dayanılan tapu kaydının haritasının bulunup bulunmadığı araştırılmamış, tapu kaydının dayanağı haritasının bulunması halinde yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek yöntemine uygun şekilde 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yerine uygulanmamıştır.
Gerçekten kural olarak kayıtların haritaya dayanmaları halinde kapsamlarının haritasına göre belirlenmesi zorunludur.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davacı ... ...'ın dayandığı tapu kaydının dayanağı harita yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle davacı tarafın dayandığı tapu kaydının dayanağı harita yöntemine uygun şekilde yerine uygulanmalı, uygulamada kadastro paftasının ölçeği ile tutunulan tapu kaydının dayanağı haritanın ölçeği eşitlenmeli, çakıştırılmak suretiyle yerine uygulanmalı,
arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerleri ile haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalardan yararlanılmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/5704, K. 2011/4454, 29 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama