KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6045 E., 2011/3643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2011
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 113 ada 20 parsel sayılı 68.807,25 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hali arazi niteliği ile davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı ... ile ...
Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine, taşınmazın belli bir bölümüne yönelik olarak, davacı ..., aynı gerekçelerle davalı ... aleyhine taşınmazın adına tapuya tescili için ayrı ayrı dava açmış, dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda; mahkemece uzman bilirkişinin düzenlediği 30.04.2010 havale tarihli rapor ve kroki karar eki sayılarak,
davacıların davalarının kabulü ile krokide (A) harfi ile işaretli mavi renkli bölümün dava konusu taşınmazdan ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilerek davacı ..., (B) ve (C) harfleriyle işaretli yeşil renkli bölümlerin ifrazı ile aynı ada son parsel numarası verilerek davacı ... adına tapuya tesciline, dava konusu taşınmazın geri kalan bölümünün tespit gibi tesciline, davalı ...
Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 113 ada 20 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişinin 30.04.2010 havale tarihli rapor ve eki krokisinde (A) harfi ile gösterilen mavi renk ile boyalı 4389,07 m2 yüzölçümündeki bölümü üzerinde davacı ..., (B) harfiyle gösterilen 8913,93 m2 ve (C) harfiyle gösterilen 3450,68 m2 yüzölçümündeki bölümleri üzerinde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi çekişmeli taşınmaz keşifte mahkemece görülüp gözlenmediği gibi,
gözlem keşif tutanağına yansıtılmadığından hükme dayanak yapılan uzman ziraatçi bilirkişi raporu ile yerel bilirkişi anlatımı denetlenememiş, tutanak bilirkişileri dinlenmeden hüküm kurulmuştur. Gerçekten taşınmazın kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında da taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur.
Dava konusu taşınmazın batısında yer alan komşu taşınmazlar belirlenerek tutanakları ve varsa dayanağı belgeler getirtilerek taşınmazların dava konusu taşınmaz yönünü ne olarak okuduğu, taşınmazın türü denetlenmemiş, diğer taraftan dava konusu taşınmazın tahsisli mera niteliğinde olup olmadığı hususundaki araştırmada da sadece İlçe Özel İdare'den gelen cevabi yazı yeterli görülmüştür. Böylesine yetersiz araştırma ile hüküm kurulamaz.
O halde, mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle usulün 276. maddesi hükmü göz önüne alınarak yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde ve dava konusu 113 ada 20 parsel sayılı taşınmaza sınır teşkil eden batı yönündeki komşu taşınmazların tümünün tespit tutanakları varsa dayanağı kayıtlar davalı iseler dava dosyaları da getirtildikten sonra çekişmeli taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, taşınmazın sınırında mera olması halinde bölgede tahsisli mera olup olmadığı ilgili yerlerden sorulup saptanılmalı,
varsa haritası getirtilip uygulanmalı, tahsisli mera yoksa komşu köylerden dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın kamu malı niteliğinde kadim mera olup olmadığı sorulup saptanmalı, taşınmazın mera olmadığı, meradan kazanılmadığı takdirde yerel bilirkişiden ve tanıklardan dava konusu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi ile dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu,
kimden kime kaldığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, bundan sonra tespitte saptanan maddi ve hukuki olgu dikkate alınarak uzman ziraatçi bilirkişi ve mahkeme heyeti hazır olduğu halde taşınmazın tümü birlikte gezilip görülmeli ve gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, özellikle taşınmazın meyil durumu, toprak yapısı, fiziksel durumu, dıştan komşu taşınmazların tümünün toprak yapısı ile mukayese edilmeli, dava konusu taşınmaz bölümleri ile dava konusu taşınmazın tamamı arasında doğal ya da yapay bir sınır olup olmadığı,
keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklar ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde taşınmaz başında adı geçenler ayrı ayrı dinlenerek çelişki duraksamasız giderilmeli, uzman bilirkişi ve fen memurundan keşfi izlemeye yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli, ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, hükme dayanak yapılan uzman ziraatçi bilirkişi raporu ile gözlem sonucu alınacak rapor arasında bilimsel bulgular yönünden çelişki var ise duraksamasız giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6045, K. 2011/3643, 31 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama