İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/6166 K.2010/7463

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 21.12.2010 günü belirlenen saatte temyiz eden ... Uluslararası Taşımacılık A.Ş. Vekili Av. ... geldi. Gelenin huzuru…

Esas2010/6166Karar2010/7463Tarih23 Aralık 2010Okuma5 dk · 955 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2010/6166 E., 2010/7463 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Aralık 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

955 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 21.12.2010 günü belirlenen saatte temyiz eden ... Uluslararası Taşımacılık A.Ş. Vekili Av. ... geldi. Gelenin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davacı ve davalıların yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2-Borçlar Kanununun 41. maddesi hükmünde açıklanan maddi zarar, fiilen gerçekleşen (eylemli) zarar ile kârdan yoksun kalma zararını kapsar. Fiili zarar malvarlığının aktifinde bir azalma veya pasifinde bir çoğalmayı ifade eder. Oysaki kârdan yoksun kalmada malvarlığının, fiilden önceki durumu ile sonraki durumu arasında bir fark yoktur.

Zararı doğuran fiil malvarlığının çoğalmasına engel olmuş ise, bir başka deyişle fiil meydana gelmese idi gelecekte malvarlığının çoğalması söz konusu ise kârdan yoksun kalmadan söz edilebilir. Kârdan yoksun kalma zararı malvarlığının fiilden sonraki durumu ile çoğalma ihtimali gerçekleşmiş olsa idi ulaşabileceği varsayılan (farazi) durumu arasındaki fark göz önünde bulundurularak hesaplanır.

Kural olarak Borçlar Kanununun 42. maddesi hükmüne göre, zararın kanıtlanması davacı tarafa, kapsamının belirlenmesi ise mahkemeye aittir. Zararın her tür delille kanıtlanması mümkündür.

Hakim yoksun kalınan kârı belirlerken halin icaplarını ve kusurun ağırlığını (Borçlar Kanunu 43) ve zararın azaltılması için davacının aldığı veya alması gereken tedbirleri (Borçlar Kanunu 44) göz önünde tutmalı, olayların olağan akışına ve davacının aldığı veya alması gereken tedbirlere göre elde edilmesi kuvvetle mümkün görülen kârı davacının zararı olarak kabul etmelidir.

Ayrıca, HUMK 275. maddesi hükmüne göre, ancak çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınmasına karar verilebileceğinden bunun sonucu olarak seçilecek bilirkişinin de her halde mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.

Mahkemece bilgisine başvurulan makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, yoksun kalınan kâr kaybının 35.534,64 TL olduğu açıklanmış, mahkemece bu rapor benimsenerek karar verilmiştir. Kârdan yoksun kalma zararının hesaplanması konusunda uzman olmayan bilirkişi tarafından düzenlenen rapor, zarar tespit raporu olarak kabul edilemez.

Zararın sağlıklı biçimde hesaplanabilmesi için davacı şirketin ticari defterleri ile önceki yıllara ait vergi kayıtları getirtilmeli, taraflarca gösterilen ve gösterilecek tüm deliller toplanmalı, daha sonra aralarında mali müşavir ve taşımacılık konusunda uzman bilirkişilerin de bulunduğu bilirkişi kurulu görevlendirilerek,

ticari defterler ve vergi kayıtları inceletilmeli, kâr-zarar durumunu, dava dilekçesinde belirtilen dönemde araçların çalışabileceği gün, talep edilen hizmet bedelleri ve giderler dikkate alınarak araçların çalışması halinde elde edilebilecek net gelir saptanmalı, bilirkişilerden bu konuları açıklayıcı, muhtemel zararın hesap şeklini gösterir gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınmalıdır.

3-Davacıya ait araçlar haksız ihtiyâti haciz nedeniyle iki yıla yakın süre atıl durumda bırakılmıştır. Araçlarda ataletten dolayı zararın oluşacağı kuşkusuzdur. Mahkemece dinlenen bilirkişinin aksi yöndeki görüşü bu nedenle yerinde değildir. O halde, araçlarda meydana gelen zarara ilişkin yeniden bilirkişi incelemesi yapılmalıdır.

4-Zamanaşımı bir talep ve dava hakkının kanunda belirlenen süre içinde kullanılmaması halinde alacağın talep ve dava edilebilme niteliğini ortadan kaldıran, bir başka deyişle borçlu tarafa borcunu ödememe imkanı veren bir defidir.

Bu özelliği dikkate alındığında zamanaşımı definin mahkemece ön sorun yapılarak öncelikle incelenmesi, yerinde olmadığının belirlenmesi halinde bir ara kararı ile zamanaşımı definin reddine karar verildikten sonra davanın esasının incelenmeye başlanması, yerinde olduğunun belirlenmesi halinde ise esasa girilmeyerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekir.

Kısmi dava açılması halinde açılan dava ancak alacağın dava edilen bölümü için zamanaşımını keseceğinden, dava edilmemiş olan kalan alacak için zamanaşımı süresinin işlemeye devam edeceği dikkate alındığında bu kuralın sonradan ıslahla artırılan alacak yönünden de uygulanması gerekeceği kuşkusuzdur.

Davacı, davalı ...’in istemi ile verilen ihtiyâti haciz kararı ile ticari araçlarının 26.10.1999 tarihinde muhafaza altına alındığını, takip konusu bedeli icra dosyasına ödemeleri üzerine 01.06.2001 tarihinde haksız ihtiyâti haczin kaldırılarak araçlarının kendilerine teslim edildiğini, ihtiyâti haczin uygulandığı süre boyunca araçlarını kullanamadığını öne sürerek, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 30.000,00 TL kazanç kaybının davalılardan tahsilini talep etmiş, bilirkişi raporunun alınmasından sonra da 35.534,64 TL zararlarının bulunduğunu açıklayarak 19.04.2010 tarihinde verdiği ıslah dilekçesi ile müddeabihi artırmıştır.

İlk açılan kısmi davada davacının 18.07.2006 dava tarihinde zararı ve davalıların sorumlu olduğunu öğrendiğini ve ıslahla artırılan bölüm yönünden zamanaşımı süresinin bu tarihten başlatılması gerektiğini kabul etmek gerekir. Hal böyle olunca, ıslahın 1 yıllık süre geçtikten sonra yapıldığı dikkate alındığında, ıslah edilen bölüm yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmelidir.

5-Hükmedilecek manevi tazminatın miktarının belirlenmesi hakimin taktirindedir. Ne var ki, takdire bağlılık keyfilik demek değildir. Kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakim bu hakkı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde açıklanan hakkaniyet ilkesine uygun olarak kullanmalıdır.

Manevi tazminatın miktarı belirlenirken kişilik hakkına saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranı, sıfatı, işgal ettikleri makam ile diğer sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınmalı, her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşullar bulunabileceği gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar yerinde denetime elverişli biçimde ve objektif olarak gösterilmelidir.

Manevi tazminat davaları sonucunda hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bu para bir ceza olmadığı gibi hükmedilecek manevi tazminatla malvarlığı zararlarının karşılanması da amaçlanmadığından hükmedilecek tazminat miktarının onun amacına göre belirlenmesi gerekir.

Bu nedenle takdir edilecek miktar, elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olaya gelince, manevi tazminatın az yukarıda açıklanan amaçları gözetildiğinde hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğu kuşkusuzdur. Daha az ve uygun bir bedele hükmedilmesi gerekir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı ve davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına, (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde taraflara iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf yararına takdir ve tespit olunan 750,00 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 23.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6166, K. 2010/7463, 23 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6166
Karar No
2010/7463
Tarih
23 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/6168 K.2010/11113
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2010/6169 K.2010/17509
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/6170 K.2010/13429
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2010/6170 K.2010/7472
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/6170 K.2010/6784
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/6171 K.2010/6782

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.