KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6226 E., 2011/4458 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2011
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 113 ada 26 ve aynı ada 79 parsel sayılı sırasıyla 156982,88 m2 ve 5744399,90 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kadim kullanıma dayanılarak mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tespit edilen dava dışı 113 ada 4, 5 ve 27 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin eksik tespit edildiğini öne sürerek taşınmazların belirli bölümlerine yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu 113 ada 26 ve 79 parsel sayılı taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olduğu, söz konusu mera niteliğindeki taşınmazlar içerisinde bulunan temyize konu taşınmaz bölümlerinin mera parseli ile bütünlük arz ettiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Gerçekten dava konusu 113 ada 26 ve 79 parsel sayılı taşınmazların temyize konu bölümlerinin sınırlarında eylemli biçimde kamu malı niteliğinde mera olan dava ve temyize konu olmayan taşınmaz kesimlerinin bulunduğu, dava konusu taşınmazın temyize konu bölümlerinin sınırlarını oluşturan taşınmaz kesimleri ile arasında doğal ya da yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak bir sınır yeri tarif edilmemiştir.
Öte yandan kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümlerinin sınırını oluşturan mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen işbu hükümle kesinleşen taşınmaz kesimine el atılarak kazanıldığının kabulü gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6226, K. 2011/4458, 29 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama