KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6298 E., 2010/6293 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2010
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 130 ada 5 parsel sayılı 7387.14 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ... ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına, vergi kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmaza ait tutanak aslının başka bir dosyada davalı olması, tarafları ve dava sebebinin aynı olması ve davalılarca da süresinde derdestlik itirazında bulunulması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 130 ada 5 parsel sayılı taşınmaz hakkında Kadastro Mahkemesinin 2008/48 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı bu dosyanın da 2008/41 esas sayılı dosya ile birleştirildiği, davanın derdest olduğu mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ve duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre, davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğer davanın ya da davaların sonucunu etkileyeceğinin anlaşılması halinde, davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca, davaların birlikte çözümlenmesi zorunludur. Bu olgu sağlıklı bir sonuca varmanın dava ekonomisine uymanın temel koşullarındandır.
O halde, öncelikle mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için uyuşmazlığın saptanan niteliği de dikkate alınarak aynı taşınmaz ya da taşınmazlar hakkında açılan dava dosyaları HUMK'un 45 ve onu izleyen maddeleri uyarınca yöntemine uygun şekilde birleştirilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tum deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6298, K. 2010/6293, 1 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama