KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6525 E., 2010/6224 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2010
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 101 ada 31 parsel sayılı 13367,19 m² yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliğiyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 101 ada 31 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 15.5.2009 günlü haritada (A) harfi ile gösterilen 4288,41 m² yüzölçümündeki bölümünün davacı adına, (B) harfi ile gösterilen 9078,78 m² yüzölçümündeki bölümünün ise davalı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı hazinenin temyizi 101 ada 31 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 15.5.2009 günlü haritada (A) harfi ile gösterilen 4288,41 m² yüzölçümündeki bölümüne ilişkin hükme yöneliktir.
Mahkemece dava ve temyize konu 101 ada 31 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 15.5.2009 günlü haritada (A) harfi ile gösterilen 4288,41 m² yüzölçümündeki kısmı üzerinde tespit gününde davacı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
Özellikle davacının 10-15 yıl önce tarla olarak kullanmak suretiyle zilyet olduğuna ilişkin keşif tutanağına yansıyan anlatımlar dikkate alındığında, taşınmazın o yıllardan beri kullanılmamış olmasının, terk iradesine dayalı olup olmadığı yeterince irdelenmeden, tespitteki olgularla keşifteki beyanlar çeliştiği halde, tespit tutanağı bilirkişilerin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeden eksik incelemeyle karar verilemez.
O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yerel bilirkişi ve tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar, tespit tutanağı bilirkişilerin tümü, teknik bilirkişi ve uzman ziraatçi bilirkişi, hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle dava konusu taşınmazın kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi, davacı tarafın taşınmazı iradi olarak terk edip etmediği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasında aykırılık giderilmeli, mahkemenin taşınmazın mevcut niteliğine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, teknik ve zirai bilirkişilerden keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı ve gerekçeli raporlar alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6525, K. 2010/6224, 28 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama