KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6569 E., 2011/4481 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2011
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 2 parsel sayılı 1109,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü olduğu belirtilmek suretiyle ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine dava konusu taşınmazın Hazine'ye ait olduğunu, davalı tarafından Hazine'ye ecrimisil ödendiğini öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 22.10.2008 tarihli haritada (a) harfi ile gösterilen 192,92 m2 yüzölçümündeki bölümünün kargir iki ev niteliğiyle davacı Hazine adına, geriye kalan 916,63 m2 yüzölçümündeki bölümünün bahçe ve havuz niteliğiyle davalı ... mirasçıları adına tapuya tesciline, dava konusu taşınmazın (a) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde bulunan iki evin davalı ... tarafından yaptırıldığının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 101 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 916,63 m2 yüzölçümündeki bölümü üzerinde tespit gününde adına tescil kararı verilen zilyet davalı ... mirasçıları ... ve paydaşları yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, davacı Hazine adına tesciline karar verilen taşınmaz bölümü üzerinde bulunan iki adet evin ise ... tarafından yaptırıldığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. ...’nın 1.2.1999 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak eşi ... ile çocukları ..., ..., ..., ... (...) ve ... ... (...)’yı mirasçı olarak bıraktığı dikkate alındığında, mirasçılarının paylarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 25.maddesine göre belirlenmesi ve temyize konu taşınmaz bölümünün payları oranında mirasçıları adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken, mirasçıların kimlik bilgileri ve payları belirlenmeden ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6569, K. 2011/4481, 30 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama