KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/6955 E., 2011/6335 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2011
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar SGK Genel Müdürlüğü ve ihbar olunan Belediye İşhanı Yöneticiliği tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, kararda gösterilen gerekçelere, bozma kararı çerçevesinde işlem yapıldığının ve karar verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de gözönünde bulundurulduğunun anlaşılmasına göre, davalı SGK Genel Müdürlüğü’nün aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı SGK Genel Müdürlüğü’nün hükmedilen faizin niteliğine yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, oluşturulan hüküm davanın niteliğine, tarafların sıfatına ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Ticari işletmeyi ilgilendiren muamele, fiil ve işler de T.T.K.'nun 3.madde uyarınca ticari iştir. T.T.K.'nun 21/11. maddesine göre taraflardan yalnız biri için ticari nitelikte olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm olmadıkça diğeri için de ticari iş sayılır. Bu maddenin uygulanabilmesi için taraflar arasındaki ilişkinin bir sözleşmeden kaynaklanmış olması gerekir. Taraflar arasındaki ilişki haksız fiil ve ya sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanıyorsa, T.T.K'nun 21/11 maddenin uygulanması mümkün olmayacaktır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında, davalı tacir değilse davacı avans faizi isteyemez.
2010/6955-2011/6335 S.2
Davanın niteliği, dosyanın içeriği, tarafların sıfatı ve az yukarıda açıklanan hukuksal olgu dikkate alındığında, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz işletilmesine hükmedilmesi gerekirken, hüküm yerinde avans oranında faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. Davacının temyiz itirazı bu nedenlerle yerinde ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7.maddesine göre hükmün düzelterek onanması gerekmiştir.
3-Kural olarak, davanın gerçek tarafı olmak ve hükmü temyizde hukuksal yararı bulunmak koşulu ile bir hükmü ancak o davanın tarafları temyiz edebilirler. Bunun yanında fer'i müdahilin de yanında davaya katıldığı tarafla birlikte hükmü temyiz edebileceği kuşkusuzdur. Ne var ki, dava SGK Genel Müdürlüğü aleyhine açılmış, yargılama sırasında dava Belediye İşhanı Yöneticiliğine ihbar edilmiş ise de, ihbar olunan harcını yatırarak usulünce davaya katılmamış, fer'i müdahil sıfatını almamış, mahkemece verilen kararda da aleyhine bir hüküm oluşturulmamıştır. Saptanan bu olgular dikkate alındığında, hükmü temyiz yetkisi ve temyizde hukuksal bir yararı da bulunmayan ihbar olunan Belediye İşhanı Yöneticiliğin temyiz inceleme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/6955, K. 2011/6335, 25 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama