KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7101 E., 2010/7171 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 115 ada 5 parsel sayılı 6148.05 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davalılar ... ve arkadaşları adlarına tespit edilmiştir. Davacı hazine dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu olmayacak ve zilyetlikle edinilemeyecek, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın mera niteliğiyle özel siciline yazılmasına karar verilmiş, hüküm davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, oluşturulan hüküm davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, kamu malı niteliğindeki meraların çıplak mülkiyeti hazineye, intifa hakkı bulunduğu köy veya belediyeye aittir. Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğe hukuken değer verilemeyeceğinden, zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın meralar imar ihya yolu ile veya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinilemez.
Somut olaya gelince, davacı hazine dava dilekçesinde davaya konu 115 ada 5 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan, özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını, buna rağmen kadastro tespiti sırasında tarla vasfı ile davalılar adına tespit edildiğini öne sürerek taşınmazın mülkiyetine ve niteliğine yönelik olarak dava açmıştır.
Bu anlatımın taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu iddiasını da içerdiğinin kabulü gerekir. Davaya konu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp doğru olarak değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu olgu ve meraların tescile tabi olmadığı gözetildiğinde davaya konu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, dava dilekçesindeki anlatımın taşınmazın mera olduğu iddiasını da içerdiği ve taşınmazın da mera olduğunun belirlendiği dikkate alındığında iddiasını tümüyle kanıtlayan hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi ve buna göre hüküm oluşturulması gerektiği de kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7101, K. 2010/7171, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama