KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7147 E., 2011/5272 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2011
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... Bölge Müdürlüğü tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, tacir ya da tacir sayılan taraflar arasında haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere ve davanın az yukarıda açıklanan niteliğine göre, davalı tarafın görev (yargı yolu) itirazına yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; davalı tarafın husumete yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davalı tarafın işveren olarak meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olduğu gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Toplanan ve değerlendirilen delillerden davalı ... İşletme Şefliği ile dava dışı kişiler arasında ağaç istihsal işinin yapılması için “İstihsal Sözleşmesi” imzalandığı, davaya konu zararın bu işin yapımı sırasında dava dışı yüklenici elemanları tarafından meydana getirildiği anlaşılmaktadır.
Eser sözleşmelerinde kural olarak, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi bulunmamakta, yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak üstlendiği işi sözleşme koşullarına uygun olarak tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmektedir. Bu özellik dikkate alındığında bağımlılık ilişkisi, bir başka deyişle iş sahibinin adam çalıştıran sıfatı bulunmadığından eser sözleşmelerinin yerine
getirilmesi ve işin yapımı sırasında yüklenicinin üçüncü kişilere zarar vermesi halinde iş sahibinin zarardan sorumlu tutulamayacağı kabul edilmektedir. Ancak bu kesin bir kural değildir. İş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmede iş sahibine yükleniciye emir ve talimat verme, yapılan işi kontrol ve denetleme yetkisinin tanınmış olması halinde, iş sahibi ile yüklenici arasında bağımlılık ilişkisi kurulmuş olacağından iş sahibinin “adam çalıştıran” sıfatıyla zarardan sorumlu tutulması gerektiği ve sorumluluk türünün de aynı Kanunun 51/2 maddesi hükmü uyarınca müteselsil (zincirleme) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; davalı işletme müdürlüğü ile dava dışı kişiler arasında düzenlenen sözleşme niteliği bakımından eser sözleşmesi olup, sözleşmenin “İş Sahibinin Sorumlulukları” başlıklı 13. maddesi ve “Özel Şartlar” başlıklı 27. maddesi hükmünde ortaya çıkabilecek zararlardan iş sahibinin sorumlu olduğu kararlaştırılmış, bir başka deyişle sözleşme hükümlerinde davalı idareye sözleşme süresi içinde, sözleşme konusuna giren işleri kontrol, denetleme ve yükleniciye talimat verme yetkisi tanınmamıştır. Bu olgu dikkate alındığında davalı işletmenin işin yapımı sırasında dava dışı yüklenici tarafından üçüncü kişilere verilen zararlardan dolayı zincirleme (müteselsil) olarak sorumlu olmadığının kabul edilmesi gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7147, K. 2011/5272, 20 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama