KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7182 E., 2010/7010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2010
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 103 ada 6, 106 ada 82, 117 ada 135 ve 122 ada 50 parsel sayılı sırasıyla 10.891,58 m², 10.077,36 m², 37.059,55 m² ve 2.458,54 m² yüzölçümündeki taşınmazlar miras hakkına, vasiyetname ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacılar ... ve ... ile davalılar ... ve ... adına eşit paylarla tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... miras hakkına, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazların 1/2 payının vasiyetname ile davalılara intikal ettiği kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ne var ki; mirasa ilişkin değerlendirmenin Kadastro Mahkemesince yapılamayacağı Sulh Hukuk Mahkemesince yapılması gerektiği göz ardı edilmiştir.
Medeni Kanunun 595. maddesinde miras bırakanın ölümünden sonra ele geçen vasiyetnamenin geçerli olup olmadığına bakılmaksızın hemen sulh hakimine teslim edilmesinin zorunlu olduğu, Medeni Kanunun 596. maddesinde vasiyetnamenin tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri sulh hakimi tarafından açılacağı, Medeni Kanunun 597. maddesinde ise mirasta hak sahibi olanlara vasiyetnamenin kendileriyle ilgili kısımlarının hakim tarafından tebliğ olunacağı öngörülmüştür.
Somut olayda miras bırakan ...’ın 05.06.1981 tarihinde vefatından sonra köy muhtarı tarafından bulunan 04.06.1946 tarihli vasiyetnamenin sulh hakimine teslim edilmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; kadastro mahkemesince öncelikle vasiyetnamenin yetkili Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi, bu hususun bekletici mesele olarak kabul edilerek dosya sonucunun beklenilmesi, Medeni Kanunun 595, 596 ve 597. maddeleri gereğince işlem yapıldıktan sonra bu mahkemece varılacak sonuca göre ve Kadastro Kanununun 25. maddesi ile Medeni Kanunun 598. maddesi hükümleri ışığında veraset uyuşmazlığının kadastro hakimi tarafından çözümleneceği göz önünde bulundurulması,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7182, K. 2010/7010, 7 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama