KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7370 E., 2010/7246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2010
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ...ile katılanlar ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 103 parsel sayılı taşınmaz tutanağında belirtildiği gibi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve ..., Mart 1290 tarih, 9/18, 9/19, 9/20 varak sayılı tapu kayıtlarının tedavülü yoluyla oluşan Ağustos 1326 tarih 2, 3, 4 ve Şubat 1962 tarih 1, 2, 3 sayılı tapu kayıtlarına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında ... ve arkadaşları tapu kaydına, ... ve ... ise satış vaadi sözleşmesine dayanarak davaya katılmışlardır.
Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline, katılanlar ... ve ...'ın davalarının ise görev nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ...ile katılanlar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla davanın saptanan niteliği dikkate alındığında, davacı tarafın tutunduğu,
dava dışı taşınmazlara yüzölçümü ile revizyon gören ve tarif edilen sınır yerlerinin nitelikleri itibari ile değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı bu nedenle kapsamlarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü özellikle 20/B maddesi hükmü uyarınca yüzölçümü ile belirlenmesi zorunlu bulunan tapu kayıtlarının dava ve temyize konu taşınmazı kapsamadığı taşınmaz üzerinde davalı tarafın sürdürdüğü zilyetliğinin fer'i nitelikte olmadığı taşınmaz üzerinde bir insan ömrüne ulaşan süre ile ve malik sıfatı ile çekişmesiz ve aralıksız olarak zilyet bulunan davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde
öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen deliller ile Kadastro Mahkemesinin 1996/11 esas sayılı dava dosyası içeriği,
sonradan yürürlüğe giren 4342 sayılı Mera Kanununun 36. maddesi hükmü ile Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği 4 Ekim 1926 tarihinden önce yürürlükte bulunan ve Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra da Medeni Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin yürürlükte olduğu kabul edilen Şevval 1274 tarihli Arazi Kanunnamesinin 20 ve 78. madde hükümleri dikkate alındığında taşınmaz üzerinde sürdürdüğü zilyetliğin Şevval 1274 tarihli Arazi Kanunnamesinin 20. maddesi hükmünde öngörülen süreye ulaştığı belirlendiğine göre;
somut olayda davalılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesi hükmünde öngörülen mülk edinme koşullarının gerçekleştiği, davacı tarafın öne sürdüğü iddiaları kanıtlayamadığı gibi davalı tarafın savunmasının aksini de kanıtlayamadığı tüm dosya kapsamı ile belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7370, K. 2010/7246, 15 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama