KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7639 E., 2011/2198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2011
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 29.03.2011 günü belirlenen saatte taraflara tebligat yapıldığı halde gelmedikleri görülerek incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların mülkiyetinin tespiti ve tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesi istemine ilişkin olup, hüküm, davalı tarafça harç ve avukatlık ücretine yönelik temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Önceki günlü bozma kararında temyiz konusu harç ve vekalet ücretine ilişkin olarak, özetle “davacının da taşınmazda paydaş olduğu, davanın, kendi payı dışında kalan davalılara ait muhdesat paylarına yönelik açıldığı gözetilerek harç ve vekalet ücretinin buna göre belirlenmesi” gereğine değinilerek bozma yapıldığı, ne var ki mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma ilamında açıklanan şekilde uygulama yapılmadığı belirlenmiştir.
Toplanan delillerden, dava konusu muhdesatların bilirkişilerce belirlenen toplam değerinin 122.550,00 TL, mahkemece kabulüne karar verilen muhdesat değerinin 120,246,00 TL, reddine karar verilen bölümün ise (zeytin ve badem ağaçları) 2.304,00 TL olduğu ve muhdesatların üzerinde bulunduğu 891 parsel sayılı taşınmazda davalı tarafın 5/32 oranında paydaş oldukları anlaşılmaktadır.
Şu halde; bozma ilamı gözetildiğinde kabulüne karar verilen muhdesat değerinin davalı taraf payına isabet eden 18.788,43 TL olduğu ve yargılama sonunda hükmedilecek harç ve davacı taraf yararına takdir edilecek vekalet ücretinin de bu değer üzerinden belirlenmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Öte yandan davacı tarafın mülkiyet tespiti ve şerh istemi ile birlikte zeytin ve badem ağaçları yönündeki istemi de reddedildiğinden, davalı taraf yararına hükmedilen maktu vekalet ücreti yanında reddedilen bu bölüm üzerinden de nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Hal böyle olunca; açıklanan bu gerekçeler dikkate alınarak hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde uygulama yapılmalı, bozma kararına uyulmakla lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak doğacağı gözden uzak tutulmamalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7639, K. 2011/2198, 5 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama