KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7668 E., 2011/5507 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2011
Karar Metni
569 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 316 ada 4, 324 ada 4, 325 ada 5, 327 ada 13, 331 ada 1, 339 ada 45, 341 ada 11, 342 ada 9, 353 ada 21, 355 ada 6, 356 ada 1 parsel sayılı sırası ile 587,55 m2, 2111,66 m2, 2397,73 m2, 3263,34 m2, 606,42 m2, 2309,35 m2, 1598,58 m2, 2949,22 m2, 1744,62 m2, 1374,09 m2 ve 1764,14 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava konusu taşınmazların muris ... mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 327 ada 13 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 06.07.2010 tarihli rapor ve ekindeki haritasında (A) harfi ile işaretli 150 m2 yüzölçümündeki bölümün aynı adanın son parsel numarası ile davalı adına tespit gibi tapuya tesciline, geriye kalan taşınmaz bölümü ile diğer dava konusu taşınmazların davacı ... ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından esasa ve yargılama giderlerine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 327 ada 13 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 06.07.2010 tarihli rapor ve ekindeki haritasında (A) harfi ile işaretli 150 m2 yüzölçümündeki bölümün ortak miras bırakan ...'ten kalmadığı, davalı tarafından üçüncü kişi ... Kaya'dan satın alınarak zilyet edildiği, dava ve temyize konu taşınmaz bölümü üzerinde tespit tarihinde davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, taşınmazın geriye kalan bölümü ile dava konusu diğer taşınmazların ise; iddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp
değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre tarafların ortak miras bırakanı ...'ten kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, söz konusu taşınmazların ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yapılmış yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçıların bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi koşuluna bağlıdır.
Somut olayda; tarafların ortak miras bırakanı ...'in ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının katılımı ile yöntemine uygun bir paylaşmanın yapılmadığı, davacı tarafa terekeden pay verilmediği, paylaşmanın yapıldığını ispat yükü kendisinde olan davalı taraf paylaşmanın varlığını ve dava konusu taşınmazların kendi payına isabet ettiğini de kanıtlayamadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanan delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ...'in esasa ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı ...'in tereke adına dava açtığı gözönüne alındığında; dava açmayan Emin mirasçılarının paylarının davalı üzerinde bırakılması isabetsiz ise de; bu durum temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Öte yandan anılan mirasçıların yasal süresi içerisinde paylarına yönelik olarak davalı ... aleyhine dava açma haklarının bulunduğu da kuşkusuzdur.
2-Davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7668, K. 2011/5507, 29 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama