KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7776 E., 2011/6102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 164 ada 1 parsel sayılı 393,37 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak miras bırakanı ... terekesi adına davalı ...'ı hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davacının dava etmek istediği yerin yol olarak tespit dışı bırakılan alanda kaldığı anlaşılmıştır. Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine, dava dışı 164 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğinde toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
Kural olarak tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar hakkında açılan davaların kadastro mahkemesinde görülmesi olanaksız, genel mahkemede çözümlenmesi zorunludur. Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir.
Yine kural olarak kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı taraf tespitin tarafı olmayan davalı ...'ı hasım göstererek dava açmıştır. Bu durumda davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır.
Ne var ki görev ve husumet olgusunun çatışması halinde, önce görev daha sonra husumet olgusunun irdelenip incelenmesi gerekir. Bu olgu kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa da yargılamanın her aşamasında mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir.
Hal böyle olunca dava dilekçesinin görev yönünden reddine, 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 27. maddesi hükmü uyarınca dava dosyasının görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, dava konusu olmadığı anlaşılan 164 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslı ve eki belgelerin kadastro işlemlerinin tamamlanması için Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi dahi isabetsizdir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7776, K. 2011/6102, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama