KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/7908 E., 2011/690 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2011
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ..., ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı ..., ortaklığın giderilmesi davasına konu 1705 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı binanın kendisi tarafından meydana getirilmiş olduğunun tespiti istemiyle ... ve paydaşları aleyhine dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, uzman bilirkişi Tayfun ... Yücesan tarafından düzenlenen 22.11.2007 havale tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli üç katlı betonarme binanın davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı ..., ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ortaklığın giderilmesi davasına konu 1705 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın kimin tarafından meydana getirildiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Davalı ...’e dava dilekçesi Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Ne var ki, bu tebliğ anılan madde ve Tebligat Nizamnamesi'nin 28. maddesi hükümlerine uygun olarak yapılmamıştır. Davalı ...’in adreste bulunmama sebebi “muhatabın geçici olarak çarşıya gittiği” belirtildiği halde, davalı ...’in tebliğ tarihinde yurt dışında olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Bu haliyle tebligat usulsüz olduğundan yöntemine uygun şekilde taraf koşulu oluşturulmamış, davalı ...’in savunma ... kısıtlanmıştır. Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir.
O halde davalı ... vekili avukat ...’ye dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun
şekilde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, davalı ... vekilinden davaya karşı diyecekleri delilleri sorulup saptanmalı, göstereceği deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/7908, K. 2011/690, 14 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama