KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/8092 E., 2011/1973 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2011
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ASAT Genel Müdürlüğü ile davalı ... Ltd.Şti. tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden bir başka deyişle kaçak su kullanmadan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç da dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden, davalı şirketin sera arazisi olarak faaliyet gösterdiği yerde abone olmaksızın kaçak su kullandığının davacı idare görevlilerince 22.07.2001 tarihli tutanakla tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece mahallinde 12.03.2008 tarihinde keşif yapılmış, keşif mahallinde dinlenilen tutanak tanıkları beyanlarında tutanağı doğrulamış ve keşif yapılan yerde davalının kaçak su kullandığını tespit ettiklerini, dava konusu tutanağın keşif yapılan yere ilişkin olarak tutulduğunu açıklamışlardır. Davalı şirketin temsilcisinin yine keşif mahallindeki beyanında ise, sekiz yıldır tutanağa konu yerde fide tarımı yaptıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece, kaçak su kullanımının davalı tarafından gerçekleştirildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Abone olmadan su kullanımı gerektiren serada faaliyetin başkalarından temin edilen taşıma su ile sürdürülmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, taşıma su kullanıldığına ilişkin somut delil de sunulmamış, hatta bu yönde savunma da yapılmamıştır.
Ayrıca, davalı şirket temsilcisinin aynı yerde sekiz yıldır aynı faaliyete devam ettiğini belirtmesi, davalının kaçak su kullandığına karine oluşturmaktadır. Bu olgular gözetildiğinde davalının işyerinde kaçak su kullanarak faaliyetini sürdürdüğünün kabulü gerekir.
Hal böyle olunca, mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, davalının yönetmelik gereğince sorumlu tutulabileceği kaçak su miktarı ve kaçak su bedelinin hesaplanması konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, davacının temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
3-Kabule göre de, takibe konu asıl alacak ile işlemiş faiz olmak üzere toplam alacak üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, sadece asıl alacak üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi dahi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/8092, K. 2011/1973, 29 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama