KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/884 E., 2010/5378 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2010
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 107 ada 23 parsel sayılı 1036,97 m² yüzölçümündeki taşınmaz malikinin kesin olarak bilinemediğinden söz edilerek davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacının miras bırakanı ... oğlu ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanan ve doğru olarak değerlendirilen delillere, tespitte saptanan hukuksal olgulara, dosya içeriğine ve dava niteliğine göre davalı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, temyiz konusu 107 ada 23 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti 26.7.1972 tarihinden sonra yapılmıştır.
3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz malı iktisap edebilir.
Her ne kadar, mahkemece davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca araştırma ve soruşturma yapılmış ise de, adına tescile karar verilen kök miras bırakan ... oğlu ...'ın mirasçıları hakkında belgesiz araştırması yapılmamış olması nedeniyle, bu doğrultuda yapılan araştırma ve soruşturma yöntemine uygun olmadığı gibi ayrıca yetersizdir.
O halde bu konuda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için adına tescile karar verilen kök miras bırakan ... oğlu ...'ın tespit edilecek mirasçıları hakkında da aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden
ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, bu yolla sağlıklı biçimde bir kontrol ve denetim yapılmalı, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/884, K. 2010/5378, 29 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama