KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/934 E., 2011/1208 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2011
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 215, 120 ada 9 ve 147 ada 232 parsel sayılı sırasıyla 297,80 m2, 1868,40 m2, 345,25 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak 102 ada 215 ve 147 ada 232 parsel sayılı taşınmazların 1/2 payına, 120 ada 9 parsel sayılı taşınmazın ise belirli bölümüne yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece, toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... ...'dan kaldığı yönünde, yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise taşınmazların belirli bölüm ve paylarının davacıya isabet edip etmediği yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine Uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek, terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda ortak miras bırakanın tüm taşınmazlarını sağlığında davacı ve davalı arasında paylaştırdığı, dava konusu taşınmazların davalının miras payına isabet ettiği, terekeye dahil dava dışı 147 ada 229, 231, 120 ada 7 parsel sayılı taşınmazlar ile 102 ada 215 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile işaretli bölümündeki davacı payına karşılık 102 ada 407 parsel sayılı taşınmazın da davacı ...'un payına isabet ettiği, 20 yılı aşkın süredir taşınmazların paylaşmaya uygun olarak kullanıldığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Öte yandan, paylaşmada, her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal ya da ekonomik yönden parasal değeri eşit, menkul mal isabet etmesi paylaşmanın koşulu değildir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'un sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki.
120 ada 7 parsel sayılı taşınmaz dava konusu olmadığı halde davalı ... aleyhine kesin hüküm oluşturacak şekilde mahkemece tespit gibi tesciline karar verilmesi isabetsiz, bu nedenlerle davacı ...'un temyiz itirazları yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 1 nolu fıkrasının (c) bendinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine (c) bendi olarak “120 ada 7 parsel sayılı taşınmazın dosyada bulunan tutanak aslı ve dayanağı belgelerinin, tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine,” sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/934, K. 2011/1208, 2 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama