KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/1320 E., 2011/2476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2011
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davacı ... mirasçıları ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 195 ve 196 parsel sayılı sırasıyla 20000 ve 61200 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu ve vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... paydaşları adına tespit edilmiştir.
Tapu kaydı miktar fazlası yönünden 196 parsel sayılı taşınmaza yönelik itirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı ..., 196 parsel sayılı taşınmazın Hazine yeri olduğunu öne sürerek dava açmış, yargılama sırasında vergi kaydına dayanmıştır.
İtirazı Kadastro Komisyonunca reddedilen davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava konusu her iki taşınmaz hakkında ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davacı ... davacı ...'nin davalarının reddine, davacı ...'ın davasının kabulüne, dava konusu 195 ve 196 parsel sayılı taşınmazların payları oranında davacı ... ve davalı ... paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... davacı ... mirasçıları ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre, davacı ...’nin davasını ispat edemediği de dikkate alınarak mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ... mirasçıları ... ve paydaşlarının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının mahsubu ile geriye kalan 13,40 TL harcın temyiz eden davacı taraftan alınmasına,
2-Davacı ...'nin 196 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz inceleme isteğine gelince; mahkemece dava ve temyize konu 196 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının miktar fazlası taşınmaz bölümünün kamu malı niteliğinde mera olmadığı ve tespit gününde taşınmaz üzerinde adına tescile karar verilen zilyet davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava konusu 196 parsel sayılı taşınmazın sınırında komşu 88 parsel sayılı mera taşınmazı bulunduğu halde yapılan keşifte komşu köylerden seçilen bilirkişi ve tanık dinlenilmemiş, taşınmazın kadim mera olup olmadığı araştırılmamış, ayrıca mera parseli ile dava konusu taşınmaz arasında ayırıcı unsur olup olmadığı tam olarak irdelenmemiştir.
O halde, mahkemece öncelikle yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri, tanıklar ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı,
yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazların fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazların toprak yapısı mukayese edilmeli,
bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, dava konusu taşınmaz bölümünün kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, böylece davaya konu taşınmazın mera olup olmadığı,
dava ve temyize konu taşınmaz kesiminin meradan kazanılıp kazanılmadığı kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1320, K. 2011/2476, 14 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama