KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/1367 E., 2011/7479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2011
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 191 ada 11 ve 210 ada 22 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına dayanarak taşınmazların miras bırakanı ... mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı ...'un 14.09.2010 günü taşınmaz başında yapılan keşifte dava konusu 210 ada 22 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili davasından kayıtsız ve koşulsuz olarak feragat etmiş, feragat beyanı usulün 151. maddesi hükmüne göre belgelendirilmiştir. Davacı feragatten dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir neden ileri sürmemiştir. Mahkemece bu olgular gözönüne alınarak 210 ada 22 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...'un anılan parsel ile ilgili hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının dava konusu 191 ada 11 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacının söz konusu parselle ilgili olarak ... aleyhine daha önce Kadastro Mahkemesinin 2009/57-29 esas ve karar sayılı dosyasında dava açtığı, verilen kesin süre içinde keşif giderlerini yatırmaması nedeniyle ispatlanamayan davasının reddine karar verildiği, verilen hükmün 08.06.2010 tarihinde kesinleştiği, böylece taraflar arasında bu parsel yönünden kesin hüküm oluştuğu dosya kapsamıyla belirlenmiştir.
Kesin hüküm kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken olumsuz dava koşuludur. Öte yandan aynı taraflar arasında aynı taşınmazla ilgili olarak kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi gerektiği de kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1367, K. 2011/7479, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama