KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/1409 E., 2011/3247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2011
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Dava, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin ve taşınmaza kattığı değer artışının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç ve oluşturulan hüküm yasal düzenlemelere ve yerleşik uygulamaya uygun düşmemiştir.
Duraksamadan belirtmek gerekir ki; bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar teferruat niteliğindedir. Bu nitelikteki eşyalar yönünden muhtesat aidiyeti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki bu gibi giderlerden paya düşenden fazlasını ancak koşullarının varlığı halinde Borçlar Kanununun 61 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği kuşkusuzdur. Eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan söz edilemez. Hemen belirtmek gerekir ki hukuki yarar dava koşuludur.
Öte yandan; taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin davanın açılmasına esas olan ortaklığın giderilmesi davası sırasında taşınmazın satış bedelinin taşınmaz paydaşlarına dağıtılmasına esas dağıtım cetvelinin düzenlenebilmesi için taşınmaz ve üzerindeki muhdesatların değerinin tespit edileceği, bu değerlendirmeye göre oranlama yapılıp satış bedelinin paylaştırılmasına karar verileceği kuşkusuzdur. Şu halde; ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemenin görevine giren bir konuda bağlayıcı nitelikte tespit kararı verilmesine de olanak yoktur.
Somut olaya gelince; mahkemece kabulüne karar verilen ve taşınmaz üzerindeki toprağın kazılması ile meydana getirildiği anlaşılan sulama havuzlarının ve PVC damlama sulama sistemi niteliğindeki yapıların muhdesat niteliğinde bulunmadığı kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1409, K. 2011/3247, 10 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama