KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/1541 E., 2011/7713 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2011
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 124 ada 23, 24, 25, 125 ada 1, 126 ada 2, 4 ve 19 parsel sayılı taşınmazlar, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 124 ada 23, 126 ada 4, 19, 125 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., 124 ada 5, 126 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar davalı ..., 124 ada 24 parsel sayılı taşınmaz satın almaya dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tespitlerinin iptali ile ... ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre davaya konu taşınmazların davalı ... dışındaki tarafların ortak miras bırakanı ... ...’tan kaldığı, terekenin paylaşılmadığı dolayısıyla iştirak halinde bulunduğu, davalı ...’e mirasçılardan ...’nun yaptığı satışın geçerli bulunmadığı diğer taraftan davalı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının da gerçekleşmediği mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ... ve ...’in sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, dava konusu 124 ada 24 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününden önce davalı ..., 124 ada 25 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı ..., 126 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ise davalı ... ... tarafından meydana getirilen muhdesat niteliğindeki yapıların bulunduğu, keşifte dinlenilen tanık beyanları ve dosyaya raporunu ibraz eden inşaat bilirkişisi raporundan anlaşılmaktadır.
O halde, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmü uyarınca tutanağın beyanlar hanesinde tespitten önce meydana getirilen muhdesatın gösterilmesine karar verilmesi gerekirken bu olgunun gözardı edilmesi isabetsiz, davalı ... ... ile davalı ...’in temyiz itirazları yerinde ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden,
hüküm fıkrasının 2. bendinin 12. satırındaki “…tesciline" sözcüğünden sonra gelmek üzere “124 ada 24 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ahşap evin davalı ...’e, 124 ada 25 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan iki adet kargir evin davalı ...’na, 126 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan kargir ev ve ahırın davalı ...’na ait olduğunun taşınmazların beyanlar hanesinde ayrı ayrı gösterilmesine," sözcüklerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1541, K. 2011/7713, 6 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama