KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/1621 E., 2011/8148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2011
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14.510,00 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü.
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 3 ve aynı ada 6 parsel sayılı sırasıyla 65992,65 m2, 21410,23 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü ... ve ... adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Yargılama sırasında ... mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 101 ada 3 ve aynı ada 6 parsel sayılı taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olduğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalılar ... ve ...’ın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; mahkeme hükmünden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür.
Bu yasal değişiklik nedeniyle davalılar aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran yasal düzenlemelere aykırı ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 3,4 ve 5. bentlerinin hüküm yerinden çıkartılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1621, K. 2011/8148, 16 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama