KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/1622 E., 2011/8001 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2011
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 220 ada 26 ve 258 ada 4 parsel sayılı sırasıyla 1561,18 m2 ve 580,75 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak mirasçılarının belirlenemediğinden bahisle ölü ... ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka, bağışlama ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ... ...’dan kaldığı hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yanlar arasındaki uyuşmazlık muris ... ...’un sağlığında taşınmazları davacı ...’a bağışlayıp bağışlamadığı noktasında toplanmaktadır. Kural olarak; bağışlamaya dayanan taraf bu olguyu ispatlamak zorundadır. Somut olayda, ispat yükü kendisine ait olan davacı bağışlamayı kanıtlayamamıştır. Bu durumda davacının zilyetliğinin tereke adına sürdürüldüğünün kabulü gerekir. Mahkemece davacının davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Dava konusu taşınmazlarda mirasçıların paylarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 25. maddesine göre belirlenmesi ve taşınmazın payları oranında mirasçıları adlarına tesciline karar verilmesi gerekirken paylar belirlenmeden tespit gibi tapuya tescil hükmü kurulması isabetsiz olduğu gibi ... ... mirasçısı davalı ... davacının davasını kabul ettiğine
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/1622, K. 2011/8001, 13 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama