KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2011/202 E., 2011/7369 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 267 parsel sayılı 282600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Dava dışı 90 ve dava konusu 267 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki itirazları kadastro komisyonunca reddedilen dava dışı ..., tapu kayıtlarına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava dışı 90 parsel sayılı taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır. ... ve paydaşları ise 267 parsel sayılı taşınmazın 16 dönümlük kesiminin iptali ve adlarına tescili istemi ile davaya katılmışlardır.
Kadastro Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda dava konusu 267 parsel taşınmaz hakkındaki katılan davacılar ... ve paydaşlarının davasının görev yönünden reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kesinleşen kadastroya karşı açılan sınırlandırmanın iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece her ne kadar karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Dosyanın incelenmesinde davanın, dava dışı ... tarafından dava dışı 90 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak Hazine ve ...
Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine dava açıldığı, bu davanın yargılaması sırasında görülen davanın davacıları ..., ... ve ... tarafından 267 parsel sayılı taşınmazda kendilerinin hak sahibi olduklarını öne sürerek, harcını da yatırmak suretiyle müdahale talebinde bulundukları, müdahillerin hak iddia ettikleri taşınmaz önceki davanın konusu taşınmazın aynı olmadığı,
Dairemizin 7.10.2004 tarih 2604-3438 E.K sayılı bozma ilamında bu hususa değinilerek katılmanın mümkün olmadığı belirtilip, katılanların harcını da yatırarak başka bir parselde hak iddia ettiklerine göre bunun kesinleşen kadastroya karşı açılan bağımsız bir dava olarak kabul edilip, görevsizlik kararı verilerek ait olduğu mahkemeye gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozmaya uyan Kadastro Mahkemesince verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın mahkeme önüne geldiği anlaşılmaktadır.
Bozma ilamı içeriğinde de çok açık biçimde belirtildiği gibi müdahele talebinde bulunan kişilerin, başka bir taşınmazda hak iddia ederek, dilekçe verdiklerine göre bunun davaya müdahale olarak nitelendirilemeyeceği kuşkusuzdur. Ne var ki, müdahale talebinde bulunanlar harcı da yatırıp, hasımda göstererek dava sebebini de açıklamak suretiyle 267 parselde hak iddia ettiklerine göre 267 parsel yönünden tefrik yapılıp davanın ayrı bir esasa kaydedilerek görevsizlik kararı ile genel mahkemeye gönderilmesi gerekir. Nitekim Kadastro Mahkemesince de bu işlem yapılmıştır. Görevsizlik kararı ile mahkemenin önüne gelen uyuşmazlık 267 parsel sayılı taşınmazla ilgili iddia edilen hakka ilişkindir. Müdahale talebinin yerinde olup olmadığına ilişkin değildir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/202, K. 2011/7369, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama